Uncategorized

Hunharca Tüketiyoruz Ya, İşte Biz O Gün Tükeneceğiz

Herkese uzun bir aradan sonra yeniden merhabalar. Yine dalıp gitmişken dünya telaşesine , ne çok vakit ayırmışım son zamanlar anlayamadım. Bir soluk yeniden benliğimden kopup şöyle bir seyir ederken alemi ve yine ne çok şey normalleşiyor gün geçtikçe gözümde. Alternatif kabul etmez doğrularım ne çok sorgulanır oldu kendimce. Siz deyin hoşgörü ben diyeyim anlayış, bende birçok şey değişir oldu. Hayat filmimin en az bir ucundan giren çıkan ne zihniyet varsa biraz kafa yordukça davranışlarına, neden niçin öyle düşünüyor anlayabiliyorum artık (Psikologların bile tanı koyamadıkları sapıklar hariç).   Yaşlanmak bu mudur acep ? Bilemiyorum ama “doğru” ve ya “yanlış” , “iyi” ve ya “kötü” insan dediğimiz canlı tarafından uydurulan kavramlar değil midir sizce? Bir tek iyi söyleyin bana şimdi içinde insan (etkileyen, etkilenen hangi pozisyonda olursa olsun ) kavramı geçmesin. Ya da bir tek kötü şey söyleyin. Mesele bir aslanın hunharca bir ceylan yavrusunu yemesi. Bu bir katletmek olarak geçebilir mi ? Bu kötü ve ya iyi bir durum mudur ? İşte demek istediğim tam da bu. İyilik ve ya kötülük , doğru ve ya yanlış , ahlaki ve ya değil işte bütün bunlar insanla var çünkü bu tanımlamaları biz yapıyoruz.

20 ve 21. yüzyıllarda doğanın dengesini bozduk. Küresel ısınmaya yol açtık. Doğal seçilimi alt üst ettik. 4 milyar yıldır işleyen biyolojik döngüyü değiştirdik. Artık en sağlam ya da en sağlıklı olanlarımız yaşamıyor. Aksine tıbbi yöntemlere ulaşabilen zenginler, diğerlerini öldürüp kaynaklarını sömürenler yaşıyor. Bugün bakınca ne yazık ki; tüketimin ve sömürünün , hunharca yemenin  övüldüğü , hoş görüldüğü ya da “Doğru” kabul edildiği aksinin ise “Yanlış” hatta utanç verici bir halmış gibi bakıldığını görüyorum. Peki bu durumda, bugünün doğruları gerçekten doğru mudur? ya da gerçek midir? Kimimiz elbetteki yanlış diyecek ama maalesef bu durum hiçte öyle olmamaya başladı. Yani bugünün yanlışı yarının doğrusu olabilir ki dünün çoğu yanlışı bugünün su götürmez doğruları arasına girdiğini de  görüyoruz. En basit olarak toplumuzda giyim kuşan bakımından ne kadar değiştiğimizi ve bu değişime nasıl ayak uydurup öncesinde olabilir derken şimdi olmazsa olmaz olduğunu ve ya anne babaya olan üsluplarımızın , farklı bir hal aldığını ve daha bunun gibi birçok şeyi örnek verilebilir. Ama işin özü şu sorular ; peki ya doğrusu ne? Bugünün doğrusu yarının yanlışı olabiliyorsa asıl doğrusu ne? ve ya değişmez bir doğru yok mu ? Bu sorular aklımda ;tıpkı elinde silahı görünen bir beyaz Amerikalı’nın aniden korkunç bir sesle silahını patlatması ile korkudan soluksuzca etrafa koşan bufalo sürüsünün önüne geleni ezdiği gibi eziyor doğru bildiklerimi. Peki ya ben ne yapabiliyorum. Bu hezimette köşeye çekilip kıyımın bitmesini bekliyorum. Sağ kalanlarla yola devem etmekten başka çarem olmadığını bilerek. Bu bakımdan şüpheci yaklaşarak , doğruyu doğrulatarak(kaynaklarla , başka olaylar ile bütünlük kurarak vs ) ,  farklı bakış açılarından bakarak  anlayacağınız tezin tezimi çürütürse, tezin tezim olur diyerek yola devam ediyorum. Ne var ki bu yüzden dayanacak doğru sayım çok azdır. Artık vicdan süzgecinden geçen inandıklarım ve ayakta kalan doğrularımla yola devam ediyorum. Her şeye rağmen hayatta doğru arayışım bana hala umut veriyor ve hala bir vicdanımın olduğunu hissetmem , bu kısa sınav süresinde kağıdıma iyi bir şeyler karalayabilirim düşüncesini kazandırıyor. Netice de kırmamak lazım ya! kimseyi kırmak istemeyenleri ama yumuşak fikir tartışmalarına devam etmeli, kalın şimdilik sağlıcakla bir sonraki yazıda görüşürüz 🙂

 

 

2 Yorum

    1. Aslında taslaklara kaydedip çıkmıştım devam ederim sonra diye meğer yayınlamışım haberim yok 🙂 tamamlayıp atacağım

Umut AYDIN için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı